BURSA CUMALIKIZIK SAİTABAT ŞELALESİ

Bursa, Osmanlı İmparatorluğunun ilk başkenti ve Türkiye'nin en büyük 4. kentidir. Muhakkak Türkiye'deki her şehir güzel ama bu şehir bambaşka güzel. Karşısına çıkacağınız bir yapı, sizleri yıllar öncesine götürebiliyor. Zamanda yolculuk yapmak istiyorsanız kendinizi Bursa'ya bırakın. Buraya özgü enfes yemekleri iştahınızı kabartacak, gördüğünüz manzaralar karşısında tarihe doyacaksınız. Bugün ki gezimize ilk olarak Osmanlıların ilk yerleştiği yer, Cumalıkızık ile başlıyoruz.

Cumalıkızık vakıf köyü olarak kurulmuştur ve bu özelliğini yerleşim dokusu, konut mimarisi ve yaşam biçimine yansıtmıştır. Uludağ’ın kuzeyindeki dik etekler ile vadilerin arasında sıkışıp kalan yöre köylerine, bu konumlarından dolayı ”kızık’‘ adı verilmiştir. Köylerin birbirlerinden ayrılması için de dereye yakın olanına Derekızık, Fidye verene Fidyekızık ve Kızık köylerinden topluca gidilerek cuma namazı kılınan köye de Cumalıkızık adları verilmiştir. UNESCO tarafından Haziran 2014 tarihinde Bursa’nın Hanlar Bölgesi, Sultan Külliyeleri ile birlikte Cumalıkızık’ın UNESCO Dünya Miras Listesinde yer alması uygun görülmüştür. Cumalıkızık köyünü gezip, camisini, cin sokağını görüp yola koyuluyoruz. Diğer bir kızık köyü içerisinde olan Saitabat Şelalesine geçiyoruz.


Saitabat Şelalesi, Uludağ’dan gelen suların aşağı akmasıyla oluşmaktadır. Şelale bir kanyondan dökülmektedir. Köylüler tarafından Güvercinlik adıyla da anılan şelalenin aktığı kanyonda, suyunun debisine rağmen sert kayalar yer almaktadır. Kiremitte tereyağı ile odun ateşinde pişirilen alabalıkları oldukça meşhur olan Saitabat Şelalesi’nin çevresinde ise piknik alanları bulunmaktadır. Şelalenin çevresinde piknik alanlarının dışında et mangal lokantaları ve büfeler de yer almakta olup bu alan mesire ve dinlenme yeri olarak kullanılmaktadır. Buradan Camii gezilerimiz başlıyor. 


Emir Sultan Cami, Emir Sultan semtinin asırlık ağaçlarla çevrili, her yerden görülebilen bir noktasında yer almaktadır. Emir Sultan Camii ilk yapıldığında tek kubbeli iken 1507 yılında caminin önüne üç kubbeli bir revak ve odalar ilave edilmiştir. 1795 yılında tamamen yıkılan cami, 1804 yılında Sultan 3.Selim tarafından aynı plan üzerinde yeniden yapılmıştır. 1855 depreminde de oldukça zarar gören cami, 2.Abdülhamit tarafından tekrar onarılmıştır. Sekizgen kasnak üzerine oturan kubbeyle örtülü Emir Sultan Caminin; dikdörtgen bir planda, ahşap kolonlar üzerinde kemerli ahşap revaklarla sarılı geniş şadırvan avlusu, yapının ana şemasını oluşturmaktadır. Burayı da rehberimiz bir güzel anlattıktan sonra Yeşil Türbe ve Yeşil Cami'ye gidiyoruz. 


Bursa'nın sembol yapısı Yeşil Türbe, 1421 yılında Yıldırım Beyazid'in oğlu Sultan Mehmet Çelebi tarafından yaptırılıyor. Türbenin mimarı Hacı İvaz Paşadır. Mehmet Çelebi türbeyi yaptırdıktan 40 gün sonra vefat etmiştir."Bursa'nın altın kubbelerinde Güneşler doğar, güneşler batar… Yeşil’de bir tepe üzerinde Çelebi Mehmet yatar…" Osmanlı mimarisinde duvarlarının çini ile kaplı olduğu tek türbe Yeşil Türbedir. Etrafında külliye, Cami, Hamam, Medrese, İmaret olarak tasarlansa da birçoğu günümüze ulaşamamış. Türbe şehrin her yerinden görülmekte. Yüzyıllık ağaçların gölgesinde eşsiz mimarisi ve mistik atmosferine bayılacaksınız. 
Yeşil Cami, 1414- 1419 yılları arasında inşa edilen Yeşil Cami, Hacı İvaz Paşanın en önemli eserlerinden biridir. Ters T plan şemasına sahip caminin üzeri iki kubbe ile örtülmüştür. Cami mihrabı, mahfili dönemin İznik çinileri ile bezeli olup görkemli bir dekorasyona sahiptir. Bina girişindeki taç kapı Türk taş oymacılığının özgün bir ürünüdür. Kubbedeki sekizgen aydınlık feneri, altında yüksek kenarlı yekpare sekizgen, mermer bir havuz yer almaktadır. Sırada İslam Dünya'sının beş kutsal yerinden bir tanesine Ulu Camiye geliyoruz.


Bursa Ulu Cami, Rivayete göre Niğbolu Kalesi kuşatmasına çıkmadan Yıldırım Beyazıt savaşın kazanılması durumunda Bursa'ya 20 tane cami yaptırmayı vaat eder. Savaş kazanılınca sözünü tutar. Emir Sultan tavsiyesiyle 20 küçük cami yerine, 20 kubbeli büyük cami Ulu Cami inşa edilir. Çok kubbeli camilerin ilkidir. Kapalı alan bakımından da Türk tarihin de yapılan en büyük cami. İçi adeta hat müzesi gibi. 21 hattat tarafından yapılmış 45 levha ve 87 duvar yazısı caminin duvarlarını süslüyor. Ulu Cami, çarşının içerisinde yer alıyor ve her an kalabalık bizde önce camimizi gezip rehberimizin anlattıklarını dinliyoruz, zaman kalırsa çarşısını küçük bir turlayıp yemek için restoranımıza doğru yola çıkıyoruz. 

Yemeklerimizi yedikten sonra (yemek ekstra) Akşam namazını dileyen Ulu Cami de kılabilir, zaman olursa çarşının diğer kısımları da gezilebilir. Dönüş için yola koyuluyoruz. Çay ve su servislerimiz olacaktır.

Bir daha ki turlarımızda görüşmek üzere..

Tur Ücretine Dahil Olan Hizmetler


Araç İçi İkramlar

Profesyonel Rehberlik Hizmeti
Tüm Çevre Gezileri
Gidiş Dönüş Ulaşım

BANKA ADI : YAPI KREDİ                       

ŞUBE:ŞENESENEVLER ŞUBESİ (396)

İBAN : TR46 0006 7010 0000 0087 4881 29

BANKA ADI: ZİRAAT BANKASI

ŞUBE: ŞİŞLİ

İBAN: TR5600 0100 0484 8070 1169 5005

Kredi Kartı ile Ödemeye + 5₺ eklenecektir..


GEZİ FİYATI :   130 ₺ 

Kredi Kartı İle Öde



Arama Yap